u Mbarek Gnde Ksmek Olur Mu?*Uzat Ellerini Bayramlaalm.*Tanr Selamn Kesmek Olur Mu?*Uzat Ellerini Bayramlaalm.

MERHABA
YURTTA BARIŞ DÜNYADA BARIŞ
KIRŞEHİR
KARINCALI KÖYÜNE HOŞ GELDİNİZ
1-Karıncalı'nın Tarihi
2-Köy Anıları-Yağmur Duası
3-Kyden bak
4-Karıncalı Sülaleler
5-Kurtuluşta Karıncalı
6-Kırşehir ve Köyümüz
7-Karıncalı Meslek Mensupları
8-TEVFİK YILMAZ
"Sazımız-Sözümüz"

9-Köy Yemekleri
10-Kırşehir Tarihi
11-Kırşehir Ozanları
12-Kırşehir Halk Kültürü
13-Krehir ve Dnya
14-Krehir nlleri
15-İstiklalden İstikbale Kırşehir
16-Kırşehir Turizmİ
17-Neet ERTA
18-Kırşehir Kültürü
19-Kırşehir Haritası
20-Bektailik
21-Ahilik
22-Aşık Paşa
23-Atatrk Kesi
24-Atatrk ve Dnya
25-Atatrk Krehir'de
26-Türk Gençliği 10.Yıl Nutku
27-Bilgi Dağarcığı
28-Topraksız Alkan ın Şiirleri
29-Türkü Şiir ezgi Ağıt Harmanı
30-Serbest Kürsü-Aşık İsmail -Karıncalı Manileri-Misafir Eserleri
31-Deyimler ve Maniler
32-Tarım ve Hayvancılık
33-Yurt Dışındaki Karıncalılar ve Konsolosluk Adresleri
34-VATANA CAN VERENLER
35-Ay Yıldızlı Al Bayrak
36-İstiklal Marşı
37-KIRŞEHİR SEMAHI ve SAKLAMA ODASI
38-Ermenistan/Türkiye ilişkileri
39-Kıbrıs KKTC.
40-Ana Vatan Türkiye
41-TÜRK DÜNYASI
42-Linkler
43-DUYURU-ÖLÜM İLANLARI-ETKİNLİK HABERLERİ GÜNLÜK AYLIK DÜNYADA ZİYARETCİ SAYISI
44-Hayatın İçinden*ANILAR
45-AB-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ
46-KONUK ESERLERİ
MİSAFİR ARAŞTIRMACILARIN KÜLTÜR VE
ARAŞTIRMA MAKALELERİ
48*İNTERNET HABER*GAZETE OKU*RADYO DİNLE*TELEVİZYON SEYRET*
49-KONUK DEFTERİ

19-Kırşehir Haritası


kirsehir.gif

harita1.jpg


TARİHİ FİZİKİ YAPISI GELENEKLERİ ve YAŞAM BİÇİMİ EKONOMİSİ YEMEKLERİ ETKİNLİKLER KIRŞEHİR KALESİ EFSANESİ
FİZİKİ YAPISI

Yüzölçümü : 6.570 km²
Nüfusu : 256.862
İl Trafik No: 40
Telefon Alan Kodu : 386
Sıcaklık : En düşük -26,7 en yüksek 34 C
Yağış Oranı : Yıllık ortalama 667,5 mm.

Kırşehir ili, 39 05' 23" - 30 18' 00" kuzey enlemleriyle, 34 05' 04" - 34 07' 30" doğu boylamları arasında yer alır. Yüzölçümü 6570 kilometrekare olan Kırşehir toprak büyüklüğü yönünden 57. İlimizdir ve ülkemiz topraklarının 1000'de 8,48'ini kaplar.

Kırşehir İç Anadolu bölgesinin orta Kızılırmak bölümünün de yer alan önemli bir geçiş sahasıdır. Aynı zamanda Ankara,Kırıkkale,Yozgat,Nevşehir,Kayseri ve Aksaray illerine komşudur. İlin deniz seviyesinden yüksekliği 935-1410 m arasında değişmektedir.

İl merkezi 985 m yüksekliğe sahip olup Kırşehir İli'nin uç noktaları güneyde Ulupınar, kuzeyde Kunurkale; batıda Kaman-büğüz doğuda ise Mucur Kılıçlı'dır. İl'in kuşuçuşu denize uzaklığı güneyde (Akdeniz Anamur burnu) 362 km,kuzeyde ise (Karadeniz, Sinop) 334 km dir.

Kırşehir doğudan batıya, güneyden kuzeye giden karayolu ulaşım ağının ortasında bulunması nedeniyle yurdumuzun hemen hemen bütün illeriyle ulaşım olanaklarına sahiptir. Günün her saatinde çevre illere ve diğer illere sefer yapan otobüs işletmeleri mevcuttur.

Kırşehir, kuzeyden Delice Irmak Vadisi, batıdan Kaman-Kılıçözü Vadisi, güneyden Kızılırmak vadisi ve doğudan Seyfe Gölü çöküntü alanı ile çevrilidir.

Kırşehir il toprakları, Kızılırmak havzasının orta bölümünde ve İç Anadolu kıvrım dağlarının temelini oluşturan Orta Anadolu platosu üzerinde yer alır. İl alanı 2. ve 3. zamanlardan beri şiddetli aşınma uğramıştır.

Dağlar, ana çıtaları dışında, düzleşerek plato görünümü almıştır. Çok sayıda akarsu, genellikle neojen kalkerlerinden oluşan bu yapıyı, kuzey, güney ve batı yönlerinde derin vadiler açarak parçalamıştır. Yer yer genişleyen vadi tabanlarına 4. zaman eski ve yeni alüvyonlarının dolmasıyla ilde tarımsal etkinlikler açısından son derece önemli olan ovalar ortaya çıkmıştır. İl alanının doğu kesimi, 2. ve 3. zamanlardaki kıvrılma ve sıkışmalar sırasında çöküntüye uğramış ve kapalı bir havza oluşmuştur. Yükseltisi 1.110 metre olan çöküntü alanının tabanı eskiden sularla dolu iken 4. zaman alüvyonlarının birikmesi sonucu, bugün bu göl alanı küçülmüş ve Seyfe Gölü olarak adlandırılan orta büyüklükte bir göl durumuna dönüşmüştür.

Görüldüğü gibi Kırşehirde hemen hemen tüm yeryüzü şekillerine rastlanmakla birlikte, platolar çoğunluktadır. İlde yükseltisi 1500 metreyi aşan alanlar çok azdır. İl alanının yaklaşık 5000 metre karesi 1000-1500 metre, 1500 metre karesi ise 500-1000 metre yükseltili kesimlerdir.

Kırşehir ilinin %17 si dağlarla,%65 i yayla ve platolarla ve %18 i ovalarla kaplıdır. Kırşehire yaylalar şehri denilmiştir.Topraklarının 3 de 2 si 500-1200m.Yükseklikteki plato ve yaylalardan ibarettir.



DAĞLARI:

Yayla ve plato görünümünde olan topraklarının üzerinde 1500 yi aşan dağların mühim kısmı, Kızılırmak ile bunun kolu olan Delice Irmak arasında olup başlıca dağları şunlardır;
En yüksek dağı olan Baran Dağı(1808m), Kargasekmez Dağı(1718m) Kervansaray Dağı(1679m) , Çiçek Dağı (1691m), Aliöllez Dağı(1528m) ve Naldöken Dağı (1504m).

Yayla ve platolar: Yozgata doğru yükselirler. Yayla ve platoların orman ve bitki örtüsü azdır. Fakat hayvancılığa müsaittir. Platolar kalkerli olup yağmur sularının yer altında toplanıp alçak yerlerden kaynak olarak çıkmasını temin eder böylece yaz aylarında aşırı kuraklığı önler. İlde çok az bir alanı kaplayan dağlar Kırşehir Masifi olarak adlandırılan ana plato üzerinde, kuzeyden başlayıp sonra güneybatıya ve güneydoğuya açılarak, il topraklarını parçalamaktadır. İç Anadolu kıvrım sistemine bağlı olarak açılan bu dağlar, Yozgat yöresini kaplayan Bozok platosu üzerinde belirginleşen dağların, Delice Irmak Vadisinden sonraki uzantıları ile Nevşehirin kuzeyini kaplayan Kızıldağ kütlesinin kuzeybatı yönündeki uzantıları durumundadır. İldeki dağların en önemlileri ve bunların özellikleri şöyle sıralanabilir.

Obruk dağdaki Mağara Efsanesi: Obruk dağın kente bakan yüzünde bir mağara vardır. Yöre bu mağaraya ilişkin türlü söylenceler anlatır.

En bilinenleri şunlardır:İnanışına göre mağaranın içinde ikiye ayrılan yolun birinde bir erkek, öbüründe bir kadın nöbet tutmaktadır. Yol uçsuz bucaksızdır, kimse sonuna varamaz. Mağara suyla doludur. Bir taş atılsa sular taşıp KIRŞEHİRi basacaktır. Buraya giren, havasızlıktan boğulur. Bu yüzden kimse bu mağaraya girmeye cesaret edemez. Suyu taşar da Kırşehiri basar diye mağaraya ufacık bir taş bile atılmaz. Mağarada büyülü bir giysi vardır. Ele alınca dağılıp dökülür, toplanıp yerine konulursa eski haline döner. Mağaranın demir kapısı, ardında durup dinlenmeden birbirine sürtünüp bilinen iki kılıç vardır. Günün birinde bir yiğit bu kapıyı açacaktır. O yiğit bu kılıçlara başını kaptırmadan geçerse içerde saklı her şey onun olacaktır. Söylencelerden birine göreyse bir zamanlar mağaradaki yollardan biri bir saat ötedeki Karıncalı Köyüne çıkmaktaydı. Mağaranın köye açılan ucuna bakanlar gördükleri bir top ışıkla büyülenir, ardına düşerler. Onlar kovalar, ışık kaçar, bir türlü ışığa ulaşamazlar. Işığın ardına düşüp de geri dönen olmamıştır. Günün birinde mağaranın ağzı bir örümcek ağıyla kapanır. Öyle korkunç bir görünümü vardır ki kimse buradan geçmeye cesaret edemez. Bir zaman sonra bir kuş bu örümcek ağına yuva yapar. Örümcek ona dokunmaz. Kuşun yavruları olur,büyümeye başlar. Bir gün kocaman bir yılan, yavruları yemek isteyince örümcek onu ağına çeker, yutuverir. Bu yüzden örümcek KIRŞEHİRde kutsal sayılır. Mağara ağzında Obruuuukdiye bağırılırsa Obruk diye yanıt gelir. İnanışa göre bu yanıtı verenler cin tayfasıdır.

Çiçek Dağı: Çiçekdağ ilçesinin batısındaki platonun ortasında yükselen Çiçek dağının yükseltisi, 1.691 metredir. Genellikle kretase kalkerinden oluşan Çiçek dağı, Deliceırmağa akan derelerin açtığı derin vadilerle parçalanmıştır. Bozkır kuşağı içerisinde yer alan Kırşehirde bozuk nitelikte de olsa orman örtüsü bulunan tek dağ budur. Orman örtüsü doğudan güneye ve güneybatıya gidildikçe ortadan kalkar. Ağaç ve kültür bitkilerine, ancak vadi tabanlarında rastlanır. Çiçek dağının ana çatısı dışında , konglomera kalker ve marn gibi maddelerden oluşan yapının yumuşaklarına bağlı olarak hızla aşınmış ve tarım yapılabilen platolara dönüşmüştür.

Baran Dağı: Kırşehir kenti ile Kaman ilçesi arasında kalan 1000 - 1500 metre yükseltili platolar üzerinde yükselen Baran Dağı, batıdan güneydoğuya doğru uzanır. Yükseltisi 1808 metre olan Baran dağı aynı zamanda ilinde en yüksek noktasıdır. Baran dağı kütlesi doğuda merkezi ilçe alanına doğru sokularak Naldöken, Cemele, Kargasekmez dağları ile bunların arasına serpilmiş Höyüklü, Obruk ve Emirburnu tepelerini oluşturur. Batıda Kaman ilçesinin kuzeydoğusundaki 1.609 yükseltili buzluk dağı da aynı kütlenin devamıdır.

Kervansaray Dağları: Seyfe Gölü çöküntü alanı ile Kırşehir kenti arasını dolduran Kervansaray Dağları kuzeybatıdan güneydoğuya doğru uzanarak Mucur ilçesine sokulur. Mucur yakınlarında aynı yönde uzanan platolar üzerinde belirginliği azalan dağlar, ilçenin kuzeydoğusunda yeniden kabararak, Nevşehir’in kuzeyini kaplayan Kızıl dağ kütlesiyle birleşir. Kervansaray dağlarının en yüksek noktası Kırşehir kentinin kuzeydoğusunda kalan 1.679 metre yükseltili tepedir. Aynı sıranın öbür önemli dorukları Mucurun kuzeybatısındaki Armutlu dağı ve Köpekli dağı ile ilçenin kuzeydoğusundaki Kırlangıç dağı ve Kızıl dağdır. Genellikle bitki örtüsünden yoksun olan bu dağlar akarsuların açtığı derin vadilerle parçalanmıştır. Ayrıca şiddetli aşınma sonucu yer yer düzleşerek platolara dönüşmüştür.

Aliöllez Dağı: Kaman ilçesinin güneyinden başlayıp, güneydoğu yönünde uzanan Aliöllez dağı fazla yüksek olmamasına karşın İbrişim yöresine dek düzenli biçimde uzanır. En yüksek noktası1.528 metredir. Çıplak olan bu dağ sırası özellikle Hirfanlı barajı yönünde derin olarak parçalanmıştır.

OVALAR:

Bu bölgede bazı yerlerde geniş çöküntü alanları ve aşınma ovaları meydana gelmiştir. Bunların en önemlisi 1110m. Yükseklikteki Seyfe ovasıdır. Akarsuların açtığı vadiler dar ve derindir. Önemli vadiler Kızılırmak, Kılıçözü ve delice ırmak vadileridir. Kırşehir Kılıçözü vadisi Çoğuna kadar dik olarak uzanır. Çoğundan sonra genişler. Vadinin doğu ve batısında taşınma yolu meydana gelen Çoğun Ovası 2500 hektar ve 2400 hektarlık Güzler ovası bulunur.
Kırşehir il alanının %64,5 i paltolarla kaplıdır. Yozgat yöresinde oldukça yüksek olan platoların, Deliceırmak, Kızılırmak yayı içinde kalan bölümleri önemli ölçüde azalır. Çiçekdağı Kırşehir arasında yükseltisi arasında yükseltisi 850-1000 metre arasında olan paltoların yüzeyleri genellikle eosen kalkerleri, marnlar ve alçıtaşı serileriyle örtülüdür. Güneybatı kuzeydoğu yönünde akan derelerin açtığı vadilerle parçalanan platonun büyük bölümü kuru tarıma ayrılmıştır. Orman örtüsünden yoksun olan paltolar, İç Anadolunun karasal iklim kuşağı içinde kaldığından, ot bakımından da zengin değildir. Bu durumuyla paltolar daha çok, küçükbaş hayvan yetiştiriciliğine uygundur. Kırşehir il merkezinin kuzey ve kuzeydoğusunu kaplayan platoların yükseltisi 500-1.200 metre arasındadır. Bütünüyle çıplak olan ve karstik bir yapı gösteren bu paltolar, kurak ve sıcak yaz aylarında çevre için birer su kaynağı oluşturmaktadır. Kış ve bahar aylarında düşen yağışlar, kalkerli yapıda alt katmanlarına geçmekte ve düşük yükselti basamaklarından yeniden kaynak olarak yüzeye çıkmaktadır. Yer yer tek yıllık çayır otlarıyla kaplı yaylalarda genellikle, küçükbaş hayvancılık yapılmaktadır.

Kırşehir kentinin güneyi, batısı ve doğusunda geniş alanlar neojende oluşmuş platolarla örtülüdür. Yükseltileri 1.000-1.200 metreler arasında değişen bu platolar neojen konglomeraları ile göl kalkerlerinden oluşmuştur. Hayvancılık açısından çok önemli olan bu platoların yapısı yumuşak olduğu için aşınma çok şiddetli olmuş, akarsuların açtığı derin vadi oluklarında ve çeşitli büyüklükteki çöküntü alanlarında aşınma ovaları ortaya çıkmıştır. Aşınma ovalarının en önemlisi 1.110 metre yükseltili Seyfe Ovasıdır.



•KIRŞEHİR'İN AKARSULARI

Kırşehir ili asıl olarak Kızılırmak ve onun önemli kollarından biri olan Delice ırmağın havzaları üzerinde bulunmaktadır. Ayrıca il topraklarının küçük bir bölümü de kapalı havza durumundadır





KIZILIRMAK:İç Anadolunun kuzeydoğusunda Kızıldağ dan doğan Kızılırmak, Sivas, Kayseri, Nevşehir ve Kırşehiri geçtikten sonra, kuzeybatıya döner ve Kırşehir kentinin 17 km. güneyinden geçerek akışını sürdürür.

Ülkenin akarsularında olduğu gibi Kızılırmakın da akış rejimi çok düzensizdir. Havzaya yaz mevsiminde yeterince yağış düşmez. Buharlaşmanın çokluğu yüzünden ırmağın suyu bu mevsimde azalır. Kış aylarında ise Kızılırmak havzasının orta ve yukarı kesimlerinde yağılar kar şeklinde olduğundan su düzeyinde önemli bir yükselme görülmez.

Kırşehire girmeden önce Gülşehir yöresinde ırmağın ortalama debisi 85.167 metre küp/saniye olarak saptanmıştır. Akarsu üzerinde yapılmış olan Hirfanlı ve kesik köprü barajları il sınırları içinde bulunmaktadır.

Kırşehir-Kılıçözü Deresi: Baran Dağının kuzey yamaçlarından kaynaklanan Kırşehir-Kılıçözü deresi önce kuzeye akar sonra güneye doğru genişçe bir yay çizerek Çoğun, Kırşehir ve Güzleri geçerek Kızılırmaka katılır. Uzunluğu yaklaşık 80 km olan akarsu Coğuna dek Araözü Deresi adıyla anılır. Çoğun ile Kızılırmaka karıştığı taka yöresi arasında, batıdan İğdeli öz ve Salgösteren, doğudanda baş deresiyle Büyük Dereyi alır.
Kırşehir-Kılıçözü deresinin sularında geniş ölçüde sulamada yararlanılmaktadır. 1960ların 2. yarısında devlet su işlerince yürütülen yoğun çalışmalarla akarsu üzerinde Çoğun Barajı ile İğdeliöz, Kılıçözü ve Güzler sulama regülatörleri yapılmıştır. Akarsuyun su rejimi düzensizdir. Kurak yaz aylarında suyu önemli ölçüde azalır. Kış ve bahar aylarında ise, sağanak yağışlardan sonra taşmaktadır. 23-24 Ocak 1966 tarihinde şiddetli yağmurlar ve eriyen karlarla kabaran akarsu taşmış, vadi tabanlarında tarım alanları sular altında kalmış, ayrıca Kırşehir kentinde 41 yapı ağır zarar görmüştür.

Delice ırmak: Kızılırmakın önemli bir kolu olan Delice ırmak Yozgattaki plato ve dağların güney yamaçlarından 3 kol halinde başlar. Bu küçük kolların birleşmesiyle ırmağa dönüşen akarsu, Yerköy ilçesinden sonra, Yozgat-Kırşehir sınırını oluşturacak şekilde kuzeybatı yönünde akar. Gölcük bucağının batısında il toprakları dışına çıkan delice ırmak, Çorum il alanında kuzeye döner Kızılırmaka karışır.

Uzun ve kurak geçen yaz aylarında şiddetli yağışlar ve eriyen karlarla kabarmaktadır. Delice ırmakın ortalama debisi Yerköyde 27.233 metre 3 /saniye olarak ölçülmüştür.

Kaman-Kılıçözü deresi: Kaman ilçe alanından çok sayıda kol halinde başlayan Kaman-Kılıçözü deresi kırık fay hattı boyunca kuzey yönünde akar. Uzunluğu yaklaşık 150 km olan akarsu Karaova bucağının batısında ilin kuzey bölümünde yer alan dağ ve platoların sularını toplayan Malaközü deresini alır. İlin Ankara ile sınırını oluşturacak şekilde akan Kaman-Kılıç özü deresi, Ocakbaşı Bucağında il sınırları dışına çıkar. Daha sonra doğuya yönelerek. Ankara-Yozgat sınırında Delice ırmak'a karışır. Kırşehirde bu akarsuların dışında Seyfe Gölüne akan çok sayıda küçük derecik ile kuzeyde Delice ırmaka güneyde Kızılırmaka dökülen dere ve çaylar vardır. Yaz aylarında bu dere ve çayların büyük çoğunluğu kurur.

Seyfe Gölü Kapalı Havzası: Kızılırmak havzasından başka, ilde tarımsal açıdan önem taşıyan bir de kapalı havza bulunmaktadır. İl alanının kuzey-güneybatı doğrultusunda ortadan bölen dağlar ile güneydoğu yönünde uzanan Kervansaray Dağlarının çizdiği üçgen içinde kalan Seyfe Gölü kapalı havzası 3. zamanda bir neojen gölü durumundaydı. Daha sonra tektonik hareketler sonucu sular çekilmiştir. Çevre dağlardan dar ve derin vadiler açarak inen akarsularla taşınan maddeler suların çekilmesiyle açığa çıkan neojen göl tortularının üzerine yığılmış ve kalın bir alüvyon toprak tabakası oluşmuştur. Seyfe gölü havzadaki bu neojen gölünün bir havzasıdır. Göl havzada, orta büyüklükte bir su yüzeyi oluşturmaktadır. Gölün çevresinde, ilin ova niteliği taşıyan en geniş tarım toprakları yayılmaktadır.

VADİLER

Yapısında karstik oluşmalar egemen olan Kırşehir platosunda vadiler çok önemlidir. Yumuşak ve aşınması kolay olan topraklarda akarsular derin yarıklar açmıştır. Seyfe Gölü çöküntü alanına açılanlar ve kırık fay hattına yerleşmiş olanlar dışında vadiler genellikle dar ve diktir. Bu nedenle tabanları, ova yada geniş tarım düzlükleri oluşturacak denli geniş değildir.


Kızılırmak Vadisi: Ülkenin en uzun ve en önemli vadisi olan Kızılırmak vadisi iç Anadoluda geniş bir yay çizdikten sonra kuzeye yönelerek Karadeniz'e dek uzanır. Kırşehir ili bu yayın iç kesiminde yer alır. Kayserinin kuzeyinde başlayan Kızılırmak vadisi Nevşehir ilinin ortasından geçer. Sonra Kırşehirin güneyinden geçip Ankara il alanına sokulan vadi Orta Anadolunun düşük yükseltili platolarında geniş bir koridor oluşturur. Yürücekin doğusundan il alanına giren vadi, Ecikağıl dan sonra Ankara - Kırşehir sınırını oluşturacak şekilde Ağapınar yöresine dek uzanır. Türkiyenin en önemli barajlarından olan Hirfanlı ve Kesikköprü, Kızılırmak Vadisinin bu kesiminde yapılmıştır.

Kırşehir-Kılıçözü vadisi: Kuzeybatı güneydoğu doğrultulu fay hattı boyunca uzanan Kırşehir-Kılıçözü vadisi, Baran Dağının kuzey yamaçlarından başlar, Sofulara dek kuzey yönünde uzanan vadi, buradan sonra önce doğuya sonra güneye dönerek Çuğuna dek gelir. Aynı yönde uzanan vadi Kırşehir kenti ve güzleri geçtikten sonra Kızılırmak vadisine açılır.Kırşehir-Kılıçözü vadisi, çoğuna dek dar ve diktir. Çuğundan başlayarak genişleyen vadi tabanı, Kızılırmak vadisine dek sürer. Geniş vadi tabanının ortasından akan akarsu yatağını doğusunda ve batısında, taşınma yoluyla oluşmuş önemli tarım alanları sıralanmaktadır. Çoğunda vadinin daraldığı bir noktada kurulan Çoğun barajı ve Güzler regülatörü aracılığıyla sulanan bu topraklar ilin en önemli tarım alanları durumundadır

OVALAR

Çoğun Ovası: Çoğun barajının yapılmasından sonra, barajdan sulanan ve vadi tabanlarında Merkez ilçeye dek yaklaşık 17-18 km uz<anan topraklar, Çoğun ovası adıyla anılmaya başlamıştır. Akarsuyun taşıdığı maddelerin birikmesiyle oluşan ovanın yüzölçümü 2.500 hektara yaklaşmaktadır. Karasal iklim özellikleri nedeniyle, bitkisel ürün çeşidi pek olmayan Kırşehir&#8217;de bu toprakların modern sulamaya açılmasıyla sanayi bitkileri ve meyve üretimi artmış ilin tarımsal geliri yükselmiştir.

Güzler ovası: Merkez ilçenin güneyinde Kırşehir-Kılıçözü deresi üzerine Güzler sulama regülatörünün yapılmasından sonra bu regülatörden sulanan ve Kızılırmak&#8217;a dek uzanan Kırşehir-Kılıçözü vadisinin tabanına Güzler Ovası denilmeye başlanmıştır. Uzunluğu 15km olan ova 2.400 hektar alan kaplamaktadır. Taşınma sonucu oluşan ve kalın bir toprak tabakası ile kaplı olan ovada, daha çok şeker pancarı, soğan, patates gibi baklagiller yetiştirilmektedir.

GÖLLER

Kırşehir il sınırları içinde bir doğal göl ve 3 baraj gölü vardır. Bunların özellikleri şöyle sıralanabilir.





Seyfe Gölü: Göl il alanının doğusundaki çöküntü alanının tabanında oluşmuştur. Denizden 1.110 metre yükseklikte olan Seyfe gölü, yağışların bol olduğu aylarda kabararak yaklaşık 15 km2lik bir alana yayılmaktadır. Bu nedenle kış ve bahar yalarında gölün çevresi bataklığa dönüşmektedir. Gölün suları tuzludur. Yazın sular buharlaşınca kıyıda tuz tabaları kalmaktadır. Eskiden bu tuz yatakları Tekel tarafından işletiliyordu. Ancak daha sonra nitelik düşüklüğü nedeniyle durdurulmuştur. Gölün derinliği 3-5 metre arasında değişmektedir. Gölden sulama yararlanılmadığı için, kabarma döneminde çevre taban suyu yükselmekte ve tuzluluğa bağlı olarak çoraklaşma görülmektedir.

Hirfanlı Baraj Gölü: Kaman ilçesinin 19 km güneybatısında ve Kızılırmak üzerinde bulunan Hirfanlı barajı, elektrik üretimi, taşkın önleme ve sulama amacıyla kurulmuştur. Baraj gölünün uzunluğu 75 km en geniş yeri 15 km alanı ise 320 km2dir. Temelden yüksekliği 81 metre olan Hirfanlı Barajının su hacmi 6 milyar m3 dolayındadır. Gölün suyu tatlı olup içinde sazan, yayan türünden balıklar ile yengeç ve bol miktarda tatlı su midyesi yaşamaktadır. Gölde değerli balık türlerinin üretilmesi için çalışmalar sürdürülmektedir. Hirfanlı Baraj gölünün yöre iklimine uyumlu etkileri olmuştur. Kaya dolgu tipinde yapılan baraj 1960ta işletmeye açılmıştır. Kebandan sonra Türkiyenin en büyük baraj gölü olan Hirfanlı Yılda ortalama 400 milyon kw/saat enerji üretmektedir.

Kesikköprü Baraj Gölü: Hirfanlı barajına 25 km uzaklıkta, kesikköprü yöresinde yine Kızılırmak üzerinde kurulan baraj, 1966da işletmeye açılmıştır. Bir bölümü Ankara il sınırları içinde kalan baraj gölü, kaman ilçesine bağlı Büğdüz köyü topraklarını sular altında bırakmıştır. Gölün uzunluğu 15 km en geniş yeri 2,5 km, alanı ise 38 km2 dolayındadır. Gölün tatlı olan suyunda sazan ve yayın türü balıklarla bol miktarda tatlı su midyesi üretilmektedir.
Çuğun Baraj Gölü: Çuğun bucağının kuzey batısında Kırşehir-Kılıçözü deresi üzerinde yapılan baraj 1970lerin ortalarında işletmeye açılmıştır. Sulama ve taşkın kontrolü amaçlı olan baraj, toprak kaya dolgu tipindedir. Temelden yüksekliği43 metre, toplam su hacmi 22 milyon m3 dolayındadır. 238 km2 alanın sularını toplayan barajdan, 2.068 hektar alanın sulanmasında yararlanılmaktadır.




yasaravci@karincalikoyu40.com

Bana ulamak iin yukardaki e-mail adresini kullann