MERHABA
YURTTA BARIŞ DÜNYADA BARIŞ
KIRŞEHİR
KARINCALI KÖYÜNE HOŞ GELDİNİZ

1-Karıncalı'nın Tarihi
2-Köy Anıları-Yağmur Duası
3-Köyden bakış
4-Karıncalı Sülaleler
5-Kurtuluşta Karıncalı
6-Kırşehir ve Köyümüz
7-Karıncalı Meslek Mensupları
8-Yurt Dışındaki Karıncalılar ve Konsolosluk Adresleri

9-Köy Yemekleri
10-Kırşehir Tarihi
11-Kırşehir Ozanları
12-Kırşehir Halk Kültürü
13-Kırşehir ve Dünya
14-Kırşehir Ünlüleri
15-İstiklalden İstikbale Kırşehir
16-Kırşehir Turizmİ
17-Neşet ERTAŞ
18-Kırşehir Kültürü
19-Kırşehir Haritası
20-Bektaşilik
21-Ahilik
22-Aşık Paşa
23-Atatürk Köşesi
24-Atatürk ve Dünya
25-Atatürk Kırşehir'de
26-Türk Gençliği 10.Yıl Nutku
27-Bilgi Dağarcığı
28-Topraksız Alkan ın Şiirleri
29-Türkü Şiir ezgi Ağıt Harmanı
30-Serbest Kürsü-Aşık İsmail -Karıncalı Manileri-Misafir Eserleri
31-Deyimler ve Maniler
32-Tarım ve Hayvancılık
33-Haydı Gülümse
34-VATANA CAN VERENLER
35-Ay Yıldızlı Al Bayrak
36-İstiklal Marşı
37-KIRŞEHİR SEMAHI ve SAKLAMA ODASI
38-Ermenistan/Türkiye ilişkileri
39-Kıbrıs KKTC.
40-Ana Vatan Türkiye
41-TÜRK DÜNYASI
42-Linkler
43-DUYURU-ÖLÜM İLANLARI-ETKİNLİK HABERLERİ GÜNLÜK AYLIK DÜNYADA ZİYARETCİ SAYISI
44-Hayatın İçinden*ANILAR
45-AB-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ
46-KONUK ESERLERİ
MİSAFİR ARAŞTIRMACILARIN KÜLTÜR VE
ARAŞTIRMA MAKALELERİ

47-KARINCALI KALKINDIRMA DERNEĞİ
48*İNTERNET HABER*GAZETE OKU*RADYO DİNLE*TELEVİZYON SEYRET*
49-KONUK DEFTERİ

33-Haydı Gülümse


vert_dots.gif

YAŞANMIŞ KIRŞEHİR ESPRİLERİ
Mehmet ATILGAN
**************
* Bir hemşerimiz vantilatörü ahizeye yaklaştırarak arkadaşına telefon edip Ben Kırşehir.in üzerindeyim. Rastgele bir numara çevirdim, siz çıktınız. Helikopterim arıza yaptı. Kırşehir.de nereye iniş yapabilirim der. Arkadaşı da Şehrin merkezinde Kale var, oraya in ağbider ve dışarı çıkıp gökyüzüne bakarak helikopter aramaya başlar.
****************
*Bir otobüs firmasında katiplik yapan bir hemşerimiz, Oğlum hastayım. Ön taraftan bir bilet ver; diyen yaşlı bir kadına Teyze, ön tarafta dispanser mi var, doktor mu?diye cevap verir.
*****************
* Bakkal arkadaşından borç para alan bir memur hemşerimiz, aybaşında parayı iade ederken fatura ister.
**********************
*Bir bayan hemşerimiz, kocasının pazardan aldığı karnabaharı çiçek sanıp, vazoya koyar.
******************
* Öğretmenevine gittiğinde park sıkıntısı çeken öğretmen bir hemşerimiz, sırf Jandarma Gazinosu otoparkına arabasını park edebilmek için subay traşı olur. Otomobilini bırakırken, kendisine Burası komutanlara ait diyen nöbetçiye de ensesini göstererek Biz neyiz? der ve park sorununu kökten çözer..
************
* Aynı işi yapan iki esnaf hemşerimiz arasında rekabet tartışması başlar. Birisi, diğerine Senin üçkağıtçı olduğunu her yerde reklam edeceğim der. Diğeri de gayet sakin Benim üçkağıtçı olduğumu herkes biliyor, sen başka bir şeyler bul diye cevap verir.
*****************
* Uykusu ağır olan bir hemşerimiz, otobüste uyurken, rüyasında kendisini boğduklarını görür ve hırsla yanındaki genç yolcuya saldırır. Genç yolcunun bir arka koltuktaki babası ve annesi, hemşerimizi bir güzel döverler. Kavga yatıştıktan sonra hemşerimiz, gözü moraran genç yolcuya gizli gizli bakmasından korkan genç, sık sık ;Anne bu adam yine bana yan yan bakıyor der. Annesi de, yeni bir saldırıya karşı ayakkabısını çıkarıp elinde hazır bekler.
*******************
* Bir hemşerimiz, arkadaşlarıyla Ankara.da gezerken espri olsun diye bir kasetçiye giderek, kendi ismini söyleyip, Bu sanatçının yeni kaseti çıktı mı? diye sorar. Kasetçi de Ağbi takip edemiyoruz ki, hergün bir şerefsiz sanatçıyım diye kaset çıkarıyor der.
****************
* 24 Kasım Öğretmenler Günü.nde, bir ilkokul öğrencisi, babasına telefon edip öğretmeni için bir çiçek getirmesini söyler. Babası da büyük bir çelenk yaptırıp, kendi ismini yazdırır ve öğretmene gönderir.
********************
* Bir dilenci, bir hemşerimizden sadaka ister. Hemşerimiz de Bozuk yok der. Ancak dilenci gitmez ve Allah rızası için demeye devam eder. Hemşerimiz kızar ve kredi kartını çıkararak Bozuk yok dedik işte. Post makinen varsa 1 milyon çek. Yoksa çek git der.
****************
* Bir hemşerimiz düğünlere giderken iki ayrı zarf hazırlar. Düğündeki ikram ve hizmetten memnun kalırsa, miktarı yüksek olanı; memnun kalmazsa diğerini verir.
**************
* Bir belediye başkan adayına, yerel TV spikeri Neden aday oldunuz? diye sorar. Aday hemşerimiz Sizi tebrik ederim. Gerçekten çok enteresan bir soru der.
*********
* Mahkemede şahitlik yapanlara para verildiğini duyan bir hemşerimiz, sabah evden çıkarken hanımına Ben bahçeye gidiyorum, Mahallede kavga-döğüş olursa, beni şahit yazdırmayı unutma diye tembih eder.
********
* Üyesi bulunduğu partiye istifa dilekçesi gönderen bir hemşerimize, istifa nedeni sorulduğunda Cenazeye giderken beni çağırıyorlar, düğünlere giderken haber vermiyorlar der.
********
* Unutkan bir doktor hemşerimiz, muayenehanesinden çıkıp hastaneye doğru yola çıkar. Yolda sigara yakmak ister. Rüzgâr karşıdan estiği için ters tarafa döner ve döndüğü istikamette yürümeye devam eder. Tekrar muayenehanesinin önüne gelince yanlış geldiğini fark edip, yeniden hastane yönüne dönüp yürümeye başlar.
*********
* Yaşlı bir kadın, bir eczacı hemşerimizden peynir mayası alır. Ertesi gün eczaneye gelen kadın, eczacıya Oğlum, peynir olmadı. Mayan bozukmuş der. Hazırcevap eczacı, mayasına bozuk denmesine içerler, Teyze benim mayam sağlam, senin sütün bozuktur der.
***********
* Düğünde havai fişek atmak isteyen bir hemşerimiz, havai fişeklerin kenarına koymak için 2 tuğla arar, ama bulamaz. Restoran sahibinden iki sürâhi isteyerek, arasına havai fişekleri sıkıştırıp atar.
Daha sonraki düğünlerde, düğün sahipleri havi fişekleri tuğlaya sıkıştırıp atmak isterler ama restoran sâhibi müdahale edip Tuğlayla olmaz. Havai fişek iki sürâhiye sıkıştırılıp atılır der ve o gün, bugündür, o restorantta havai fişekler hep iki sürâhi arasında atılır.

* Kulağı ağır duyan ve tüm alışveriş yapanlara geçmiş olsun demeyi ilke edinen bir eczacıdan, bir hemşerimiz 2 paket pamuk satın alır. Eczacı, pamukları nerede kullanacağını sorar. Hemşerimiz de, bazı kıymetli cam eşyaları paket edip, yurt dışına göndereceğini söyler ama eczacı, kulağı ağır duyduğu için anlamaz. Yine de her zamanki alışkanlığıyla Çok geçmiş olsun; der.
*************
* Birkaç aile bir lokantada yemek yeyip, eğlenirler. İçkiyi biraz fazla kaçıran bir hemşerimiz, masada bulunanların sırayla şarkı söylemesini ister. Bazı itiraz eden olursa da, hemşerimiz silahını çıkarıp masaya koyar, Söylemeyeni vururum der. Herkes bildiği kadar söylemeye çalışır. Sıra, ısrarcı hemşerimizin eşine gelir. Eşi ;Ben söyleyemem, bilmem; derse de, silahın korkusuyla başlar söylemeye. Kadıncağızın öylesine güzel sesi vardır ki, herkes şaşırır. En çok şaşıran da hemşerimiz olur. Şarkı bitince Ulan fışkı. Senin böyle sesin vardı da, bana yıllardır niye Kel Lömenin pavyonunda o kadar para harcattın diye de kızar.
**************
* Ankara Caddesi.ne 3 değişik renkte plastik palmiye dikilmesinden en çok bir esnaf hemşerimiz memnun olur. Nedenini soranlara da İşyerimin adresini tarif etmek kolay oluyor. Sarı Plastik Palmiye karşısı deyince, herkes kolayca buluyor der.
**************
* Marketçi bir hemşerimiz, işyerinin 40 saniyelik bir reklamını vermek için yerel televizyon yetkilisiyle görüşmeye gider. Reklamda yeralmasını istediği görüntüleri öylesine uzun sıralar ki, 40 saniyeye değil 10-15 dakikaya bile sığması mümkün değildir. Televizyoncu, marketçiyi sabırla dinledikten sonra, Siz en iyisi bu anlattığınız projeyi biraz daha geliştirin de, iyi bir belgesel yapalım der.
*************
* Resmi kurumda muayene olan bir hemşerimize, doktor Ben senin hastalığına bir şey yapamam. Benim ikiz kardeşimin şu adreste bir muayenehanesi var. Senin derdine ancak o çare bulur der ve hastadan önce arabasına binip, gözlüğünü çıkartıp muayenehanesine oturur. Hasta muayene olduktan sonra ücretini öder ve doktora Doktor Bey, ikiz kardeşinize ne kadar çok benziyorsunuz. Onun fazladan sadece bir gözlüğü var. Hatta öğleyin de aynı yemeği yemişsiniz herhalde. Yakanızdaki yemek lekesi bile aynı deyip, doktoru tanıdığını îma eder.
**************
* Bir hemşerimiz her seçimde değişik partilere oy verir. Bugüne kadar oy vermediği parti çok azdır. Yapılacak ilk seçimde de, şimdiye kadar hiç oy vermediği İşçi Partisi ile Saadet Partisi arasında tercih yapacağını söyler.
******************
* Bir süre 1. ligdeki bir basketbol takımının kulüp başkanlığını yapan bir hemşerimize basın mensupları Sayın Başkan, takımınız ribautta zayıf kalıyor, nasıl bir çözüm düşünüyoruz? diye sorarlar. Ribaut;u zenci bir basketbolcü adı sanan hemşerimiz Yakında Afrika.ya gidip, bir ribaut transfer edeceğiz der. Yine aynı hemşerimize, basın mensupları ligin 5. haftasına kadar, neden hiç galibiyet alamadıklarını sorarlar. Basketbolda mağlubiyete de puan verildiğini bilmeyen Başkan hemşerimiz, Puan cetveline bakarsanız 5 puanımız var. Hiç galibiyetimiz yok da, bu puanlar nerden geldi? der.
*****************
* Trafik ekipleri gece geç saatte bir hemşerimizi durdurur ve alkol aldınız mı diye sorar. Hemşerimiz, Saat kaç memur bey? der. Trafik polisi de saatin gece 23.30 olduğunu söyler. Hemşerimiz Beyefendi saati biliyorsun da, niye daha alkol alıp almadığımı soruyorsun. Bu saatte, camiden gelecek halimiz yok ya der.
******************
* Oğlu veteriner fakültesini kazanan bir hemşerimize, arkadaşları Haydi gene iyisin, yaşlılığında tedaviyi bedavaya getireceksin; diye takılırlar.
**************
* Bir hemşerimiz, akşam eve çok sarhoş gelir. Sabah kalkıp işe gideceği zaman eşi banyo yapmasını söyler. Hemşerimiz, şaşkın bir ifadeyle sorar: ;Akşam bir şey oldu mu da
****************
* Trafik ekipleri, içkili iki hemşerimizi çevirir. Şoför olanın alkol balonunu üflemesini ister. 120 promil çıkar. Şoförün yanındaki hemşerimiz Ben de üfleyeceğim diye tutturur. Trafik polisi baş edemez ve ona da üflettirir. 105 promil çıkar ve polis, hemşerimize kızar: Sen bir düble kayış yarmışsın!
***************
* Kırşehir.in en büyük otelini satın alan ve bir diğer büyük oteli de kiralayan bir hemşerimiz, basın mensuplarına şakayla karışık, Kırşehir.e bu kadar yatırım yaptık, bizi hiç yazmıyorsunuz; der. Bir basın mensubu da Kırşehir.;in en büyük iki tesisini sana verdik, daha ne istiyorsun, Hükümet Konağını da mı verelim? der.
*************
* Bir hemşerimiz Şehir Hamamına gider ve güzelce kese olur. Ertesi gün tekrar hamama giderken, arkadaşları görür ve ;daha dün hamama gittin, bugün niye gidiyorsun? diye sorarlar. Hemşerimiz Dün kese oldum da, kafamı yıkamayı unutmuşum der.
******************
* Bir hemşerimiz, evrak havale ettirmek için vali yardımcısına gider. Vali yardımcısı imzalamak için kalemini çıkarır, ancak yazmaz. Başka bir kalem alır, o da yazmaz. Hemşerimiz, vali yardımcısının bahşiş istediğini sanır ve 500 bin lira çıkarıp masanın üstüne koyar.
***************
* Her gün içki içen bir hemşerimizin, bir gün içmeden gelmesine üzülen annesi Vah yavrum, paran mı yoktu da ayık geldin? der.
*************
* Bir avukat hemşerimiz, bir tanıdığının davasına ücretsiz bakacağına söz verir ama hiç ilgilenmez. Aradan 1 yıl geçtikten sonra müvekkiliyle karşılaşan avukatBen senin davanı takip ediyorum, merak etme; der. Müvekkili de, Ağbi ben o davadan 6 ay yatıp çıktım, takip etmene gerek yok der.
**************
* Bir daire müdürü, üyesi bulunduğu kurulun kararını okumadan imzalar. Sonradan öğrenir ki; karar, kendisini kuruldan çıkarma kararıdır.
************
* Bir hemşerimiz, her gün 1-2 defa bir bankaya gider. İçeride biraz gezinip çıkar. Bu olay sürekli tekrarlanınca banka personeli durumu müdüre bildirir. Ertesi gün yine geldiğinde müdür hemşerimize, neden her gün gelip, içeride gezinip çıktığını sorar. Hemşerimiz de Ben sizi denetliyorum der. Sonradan anlaşılır ki; hemşerimiz o bankanın küçük bir hisse senedini almış ve kendisini bankanın ortağı sanıyormuş.
*************
* İngiltere.ye gidecek bir hemşerimiz, havaalanına gider ve kaybolmasın diye pasaportunu da valize koyarak bagaj bölümüne teslim eder. Uçak kalkacağı zaman kapıdan geçerken pasaport sorulan hemşerimiz, valizde olduğunu söyler. Valiz, tekrar getirtilir, pasaport çıkartılır, ancak uçak yarım saat rötar yapar.
*************
* Bir binaya yeni taşınan hemşerimiz, havaların soğumasıyla birlikte, komşusuna kaloriferlerin ne zaman yanacağını sorar. Komşusu da 10 gündür yanıyor der. Bir bakarlar ki, daha önceki kiracı, evden çıkarken, tüm peteklerin vanalarını kapatmış. Komşusu üzülür ama, hemşerimize İyi ki zamanında sordun, ya kış bitince sorsaydın? diye de teselli verir.
*****************

* Bazı doktorlar, bir konu için belediye başkanıyla görüşmek isterler. Kendilerine 6 gün sonraya randevu verilir ve doktorlar bu durumdan yakınarak, bir sohbette olayı basın mensuplarına anlatırlar. Bir basın mensubu da doktorlara Valla başkan yine randevuyu yakın zamana vermiş. Siz 6 ay sonrasına tomografi, röntgen günü veriyorsunuz der.
*******************
* Emekli bir hemşerimiz, boş zamanlarında bir bankaya içeriden para yatırıp, bankamatikten tekrar çekerek vakit geçirir.
******************
* Bir köyde düzenlenen ağaç bayramına giden bir hemşerimiz, kendisini karşılayan davulculara, düğünlerden gelen alışkanlıkla protokolün önünde bahşiş verir.
*******************
* Bir hemşerimiz beyaz bir kamyondan bir çuval kışlık patates alır. Yetmeyeceğini düşünür ve bir çuval daha almak ister. Ancak, geçen yıl kırmızı bir kamyondan aldığı patateslerin bozuk çıkmasından ağzı yandığı için, patates almak için yana yana beyaz kamyon arar.
****************
* Yeni ehliyet alan bir hemşerimiz, arabasıyla ağaçların altından geçerken, kafasını eğer.
*********************
* Kendisiyle sık sık dalga geçen kocasının şakalarına karşılık veremeyen gazeteci bir hemşerimizin eşi, başka gazetelerde yazı yazan gazetecilere ricada bulunarak, intikam almak için kocasıyla dalga geçilmesini ister.
*********
* Dişine geçici dolgu yaptıran bir hemşerimizin dolgusu düşer. Hava almasın diye randevu gününe kadar dolgunun yerine alçı doldurur.
****************
* Bir gazinoda astronomik hesap veren hemşerimiz, ödediği hesabın yüzde 1’i değerinde bile olmayan müessesenin ikram ettiği ışıklı meyveyi günlerce öve öve bitiremez.

*; Bir belde belediye başkanımız, Ankara,da üst düzey yetkililerin bulunduğu bir yemeğe katılır. Protokolün şoförleri ve korumaları ayrı bir masada yemek yerler. Belediye başkanı hemşerimiz, sohbet sırasında kendisinin çok demokrat olduğundan, personelle arkadaş olduğundan söz eder ve şoförünü çağırarak yanına oturtur. Yemek bitiminde Kırşehir.e dönmek için yola çıktıktan bir süre sonra şoför hemşerimiz, biraz da alkolün tesiriyle, makam otosunu kenara çekip, belediye başkanına Hadi bakalım, madem eşitiz, arabayı biraz da sen kullan diyerek aracın arkasına geçip oturur. Başkan da, yemekteki sözlerinin altında kalmamak için çaresiz direksiyona geçer.
*********************
* İçkiyi çok seven bir hemşerimiz, oğluna kız istemeye gider. Kız tarafının kabul etmesinden sonra sohbet sırasında Gelin kızımız, meze yapmayı biliyor mu diye sorar. Dünürünün hayır cevabı üzerine de Ooo. Daha iyi. Ben kafama göre sevdiğim mezeleri yapmayı öğretirim gelinime der.
*******************
* Kaman.da kardan yolu kapanan bazı mahallelerde mahsur kalan hemşerilerimiz, bazen itfaiyeyi arayarak yangın ihbarında bulunurlar, bazen de acil bir doğum vakası olduğunu söyleyerek hastaneden ambülans isterler. İtfaiyenin ve ambülansın mahalleye ulaşamaması üzerine de, belediye o mahalleye öncelik tanıyarak, yolunu açar. Hemşerilerimiz de mahsur kalmaktan bir an önce kurtulmuş olurlar.
****************
* Eczacı bir hemşerimiz, gündüz saatlerinde eşine bir mesaj yazarak akşam yemeği yapmamasını, kendisinin yemek getireceğini bildirir. Ancak, mesajı gönderirken, yanlışlıkla telefonunun ilk sırasında kayıtlı Emniyet Müdürüne gönderir. Akşam yemek saatinde Emniyet Müdürü, eczacı hemşerimizi arar Hani yemeği ne zaman getiriyorsun? Çok acıktık. Sana güvenip yemek yapmadık der.
****************
* Bir ortaokul öğrencisi eve geldiğinde babaannesine okulda kredili sisteme geçtiklerini söyler. Daha önce, yakınları banka kredisinden dolayı sıkıntı çeken babaanne, torununa Aman oğlum kredisi, faizi batsın. Kredi, insanı batırır, sakın bulaşma o işlere der.
*************
* Bir hemşerimiz, karlı bir kış günü otomobiliyle Ankara.ya giderken, yolda trafikler çevirir ve aracına zincir takmalarını söylerler. Hemşerimiz, kenara çekip zincirleri takarak yoluna devam eder ancak, bir süre sonra aracını kaydırır ve yoldan çıkar. Aracı kurtarmak için yardıma gelenler bakarlar ki; hemşerimiz Reno marka otomobilinin arka tekerlerine zincir takmış.
**************
* Diyet yapan bir hemşerimiz lokantaya gittiğinde 1.5 iskender ve yanında da diyet kola ister. Bir başka rejim yapan hemşerimiz de çaylarını şekersiz içer ancak, her gün bir porsiyon tatlı yer.
**************
* Bir hemşerimiz, Emniyet Müdürü.nü arayarak bir yakınının Edirne gümrüğünde beklediğini ve çok sıra olduğunu belirterek Belçika.da acil işinin olduğunu ve biran önce gümrükten geçmesi için yardımcı olmasını söyler. Müdür de, gümrükteki yetkilileri arayarak yardımcı olur ve hemşerimiz sıra beklemeden geçiş yapar. Birkaç ay sonra Belçika.daki hemşerimiz, Emniyet Müdürü.nü arar ve önce teşekkür eder, sonra da bir istirhamda bulunur. Sayın müdürüm, Belçika.da trafikler ceza yazdı, burada tanıdığın varsa, size zahmet bir telefon etseniz der.
************
* Okuma yazması az olan yaşlı bir hemşerimiz, haberleri her gün ilgiyle izler ve olup biteni çocuklarına ve torunlarına anlatır. Bir gün, bir kaza haberi izler ve ekranın üst köşesinde de Arşiv yazar. Hemşerimiz haberi izledikten ve üstteki yazıyı okuduktan sonra yakınlarına olayı Arşiv.de yine çok büyük bir kaza olmuş diye anlatır.
*****************

* Bir bankadan sayın mudimiz diye başlayan bir mektup alan bir hemşerimiz, arkadaşlarına mudi.nin anlamını sorar. Arkadaşları da espri olarak ;mudi.;nin çok ağır bir küfür olduğunu söylerler. Biraz da sinirli olan hemşerimiz ertesi gün hışımla bankaya gider ve tüm personele ;Siz hepiniz mudi oğlu mudisiniz diye güya küfür eder.
**************
* Bir avukat hemşerimiz, kendisinden öğle ezanının saat kaçta okunduğunu soran komşusuna saati söyledikten sonra bürosunun duvarındaki Danışma ücrete tabidir yazısını gösterir.
***************
* İmam bir hemşerimiz, emekli olduktan sonra, namaz kılmak için camiye gitmez. Neden gelmediğini soran arkadaşlarına da Emekli olan öğretmen okula gidiyor mu? diye sorar.
************
* Okuma yazması olmayan bir kadın hemşerimiz, askerdeki oğlundan gelen mektupları komşusuna götürerek okutur. Mektubu okuyan kişi de, hemşerimize oğlunun iyi olduğunu, kendisini çok özlediğini filan anlatır. Hemşerimiz yine bir gün elinde bir kağıtla komşusuna gider ve okumasını ister. Komşusu da yine her zamanki gibi oğlunun iyi olduğunu, selam gönderdiğini okur. Hemşerimiz verdiği kağıdın tapu olduğunu ve parsel numarasını öğrenmek için getirdiğini söyleyince, okuma yazma bilmediği anlaşılan komşusu, Ben bu kağıdı her zamanki gibi asker mektubu sandım. Tapu olduğunu baştan söyleseydin, ona göre okurdum der.
* Her gün içki içen bir hemşerimiz bir gün içmeden eve gelir. Oğlunun her gün içmesine alışan annesi bu duruma çok üzülür ve Vah oğlum, paran mı yoktu da, bugün ayık geldin? der.
***************
* İşyerinin camlarını sigorta ettiren bir hemşerimizin bir ayda 3 defa camları kırılır ve sigorta tarafından yenisi takılır. Sigortacı, hemşerimize camların neden bu kadar sık kırıldığını sorar. Hemşerimiz de Ne yani, bu yaştan sonra elime bez alıp, cam mı sileceğim? der.
*************
* Her gün içki içen ve çevresini rahatsız eden bir hemşerimize, yakınları içkiyi bırakması için sürekli baskı yapar. Hemşerimiz sonunda, bir daha Kırşehir topraklarında içki içmeyeceğine söz verir.
Bir süre sonra pişman olur ama, sözünden de dönemez. Yeminine sadık kalmak için zaman zaman Kırıkkale.ye, Ankara.ya gidip içki içer. Ancak bu, zor olmaktadır. Hem yeminini bozmamak, hem de içki içebilmek için kesin bir çözüm bulur sonunda.
Nevşehir.den bir çuval toprak getirip, evinin bir köşesine döker. Her gün, o Nevşehir toprağının üzerine ayağını basarak, içki içmeyi sürdürür.
************
* Esnaf bir hemşerimiz, öğle yemeği için dükkânına götürmek üzere annesine yemek hazırlamasını söyler. Daha önceden deneyimli annesi Vah yavrum, işlerin o kadar mı kötü? Ağbin de iflas etmeden önce, evden yemek götürmeye başlamıştı der.
*************
* Gazete bulmacaları çözmeye meraklı bir hemşerimiz, tahmin ettiği cevapların karelere sığmadığı durumlarda, yanlara kare ekleyerek, bulmacanın tamamını doldurur.
************

* Fotör şapkasıyla ünlü bir hemşerimiz, Karadenizli laz bir arkadaşıyla Kırşehir.de gezerken, Karadenizli merak edip Kırşehir dağlarının neden bu kadar çıplak olduğunu, ağaç olmadığını sorar. Fotörlü hemşerimiz, biraz düşündükten sonra, sanki tarihi bir cevap bulmuş gibi, Dikmemişlerder. Ve daha sonra bu olayı arkadaşlarına anlatırken, Laz arkadaş, benden öyle bi cuvap beklemiyodu; ben, dikmemişler deyince, neye uğradığını şaşırdıdiye anlatır.
**************
* Daha önce karakol olan ve şimdi lokantası halka açık olan Polisevinde öğle yemeği yiyen bir hemşerimiz, geçmişte sık sık zorunlu konuk olduğu binaya bakıp “Günün birinde burada yemek yeyip, ayak ayak üstüne atıp çay içeceğimi rüyâmda görsem inanmazdımder.
************
* Karaova Barajı yakınlarında Cankurtaran adlı şirin bir köy vardır. Köyün bir de mezarlığı vardır: Cankurtaran Mezarlığı
****************

BUNLARI DUYDUNUZMU

bebekanim2.gif

OSMAN BÖLÜKBAŞI'ININ AVUSTURYA GEZİSİ

Merhum siyasetçilerden Osman Bölükbaşı yaptığı Avusturya gezisi sırasında bir gazetecinin "Atalarınızın viyana da ne işi vardı" sorusuna "Haçlı seferlerine iadeyi ziyaret" cevabını verir

OSMAN BÖLÜKBAŞI VE İSMET PAŞA

Rahmetli Osman Bölükbaşı ile İsmet Paşa bir uçak yolculuğunu beraber yaparlar. Yanlarında da torunu, İsmet Paşa torununa derki git Osman amcandan para iste. O da gelip Osman amca bana para verirmisin der. Ne yapacaksın oğlum parayı?
-Köylülere atacağım sevinsinler der .
Osman Bölükbaşı cevabı patlatır :
-Git dedeni at bütün Türkiye sevinsin.

--------------12-----------------
....KIRŞEHİRLİNİN ATATÜRK SEVGİSİ.....

KIRŞEHİRE OZAN NEŞET ERTAŞ IN HEYKELİ DİKİLMİŞ.BİR HEMŞERİMİZ HEYKELİ İLK DEFA GÖRÜR VE KARŞISINA GEÇER.

ATAM CUMHURİYETİ KURDUĞUNU VATANI KURTARDIĞINI BİLİYORDUM.SAZ ÇALDIĞINI BİLMİYORDUM.SAZ ÇALAN O ELLERİNE KURBAN OLURUM DER.(ATATÜRK HEYKELİ SANMIŞ)

--------------11---------------
.....İSTANBUL VE KIRŞEHİRLİ...........

1940 LI YILLARDA KIRŞEHİRLİ BİR HEMŞEHRİMİZİN İSTANBUL A OTOBÜSLE GİTTİĞİNİ OTOBÜS ŞOFÖRÜNE GARDAŞ BENİ İSTANBUL A GELİNCE İNDİR DEDİĞİNİ VE GÖZTEPE YE GELİNCE BURASI İSTANBULMU DİYE SORDUĞUNU VE SÜRÜCÜNÜN İSTANBUL DEMESİ ÜZERİNE OTOBÜSDEN İNDİĞİNİ.HEYBESİ SIRTINDA BİR MÜDDET YÜRÜDÜĞÜNÜ SABAHINDA ERKEN SAATİ BİR SİMİTCİ GÖRÜP SİMİTCİYE GARDAŞ BURASI NERESİ DİYE SORAR SİMİTCİ BURASI KADIKÖY DER.HEMŞEHRİMİZ BUDA BENİM GİBİ CAHİL NE BİLECEK İSTANBULU DER YOLUNA DEVAM EDER.BİR TRAFİK POLİSİ GÖRÜR VE ONADA SORAR GARDAŞ BURASI NERESİ DER POLİSDE DAYI KADIKÖY DER.BUNUN ÜZERİNE HEMŞERİMİZ KADIKÖYE KÖYDE KIRŞEHİRE ŞEHİR DİYENİN ANASINI................DER VE SÖVER.

flashlogo.gif

KIRŞEHİRLİ OLMAK

flashlogo.gif

***BUNU DUYDUNUZMU?***
(Kırşehir'in bir dağ köyünde
geçmiş gerçek hikaye)

KARAOĞLAN VE ÇOBAN

Bir Eğitimcimiz; 1973 yılında yakın köylerden birinde
eğitimcilik yapmaktadır.Köyün çoban ı da komşusu.
Çobanla iyi görüşürler.1973 yılı seçim i de yapılmak
Üzere.
Çoban sorar:
-Eğitimci bey oyumuzu kime verelim.
Hoca cevaplar:
-Karaoğlana vereceğiz.
-Neden
-Karaoğlan gelirse şehirdeki zenginin evinin birini sana verecekler.
Birde sana iş verecekler çoban olmayacaksın sen artık.
-İyi der çoban ve bunu kafaya kor.1973 yılı seçimleri yapılır.
Karaoğlan çoğunluğu alır.Bizim Çoban kardeş;bunu duyar duymaz
Köy meydanına gelir.Davarları sahiplerine gönderir.Deyneğide
Havaya atıp,çobanlığı bırakır.Bir gün, iki gün, beş gün,aylar
Geçer.Bizim çobana ne ev veren var nede iş.Gider eğitimci
beye Hoca hani bize bu Karaoğlan gelince zenginin evini
Verecekti.Haydı ondan vaz geçtik.Bize iş verecekti.Hiçbir şey
Yok.
Hoca;
- Kardeş;Bu Karaoğlan tek başına gelemedi.Büyük hocayla
koalisyon kurdu.Dur hele tek başına gelirse bunu yapacak.
Çoban üzgün ve süzgün çobanlığa tekrar başlar.O gündür bu gündür
Çoban çobanlığına devam eder.

flashlogo.gif

BEKTAŞİNİN İLHAMI
"Bektaşi'nin biri her gün kasabada 'Her şey Allah'tan', 'Her şey Allah'tan' diye mırıldanarak dolaşır dururmuş. Bir gün kasabanın serseri delikanlılarından biri yine böyle mırıldanarak dolaşmakta olan Bektaşi'ye arkasından sessizce yaklaşmış, ensesine okkalı bir şaplak atmış. Canı fena halde yanan Bektaşi'nin pür hiddet dönüp kendisine ters ters baktığını görünce;
- Öyle ne bakıyorsun baba erenler demiş, hani her şey Allah'tandı.
- Tabii demiş Bektaşi, her şey Allah'tan da ben hangi deyyusu aracı ettiğine bakıyorum."

KIRŞEHİR'E RUS SİRKİ GELİRSE
Ruslar, Kırşehir'de gösteri yapmak için bir sirk getirmiş.
Sirk gösterilerinin başlamasına kısa bir zaman kala maymun ölmüş. Yenisini getirmeleri mümkün olmadığından, çare aramaya başlamışlar. Sonunda bir Kırşehirli'ye maymun kıyafeti giydirmeye karar vermişler ve hiç konuşmaması için sıkı sıkı uyarmışlar.
Kırşehirli, kafesine geçip, hoplayıp zıplamaya, çocukların attıkları fıstıkları yemeye başlamış. Kendisini o kadar kaptırmış ki, zıplarken, birden yandakİ aslan kafesine düşmüş. Can havliyle 'imdaaat' diye bağırmaya başlamış. Aslan, Kırşehirli maymunun kulagına eğilip 'Çaktırma lan, sus. Ben de Kırşehirli'yim' demiş.

------------14------------
KIRŞEHİRDE USTA OLMAK

Ustalardan ikisi yurt dışına çalışmaya gider ve sonra emekli olup dönerler. Daha sonra birlikte hacca gidip hacı olurlar ancak uzun yıllar içki alemlerinde ve eğlencelerinde yoğrulmuş bu iki arkadaştan birisi birgün diğerine "hacı sen bir gün rakı alsan bende bir hindi alsam şöyle akbayıra doğru bir açılsak der." Arkadaşının cevabı sert olur. "kudurdun mu sen , birde hacısın."
İçkiyi teklif eden gayet sakin:
-hacı olunca ne olmuş kim görecek sanki?
-hiç kimse görmezse Allah görür.
-içki içmekte kararlı olan usta cevap verir.
-Allah görünce gelipte uzun çarşıda anlatacak değilya!.

-------------13-------------------
......İSMET PAŞANIN KIRŞEHİR GEZİSİ...

İSMET PAŞA REİSİCUMHUR KIRŞEHİRE OTOMOBİLLE GİTMEK ÜZERE YOLA ÇIKAR.KIRŞEHİR ANKARA YOLU ÜZERİNDEKİ BİR İLÇEMİZİN HALKI İSMET PAŞAYA ZOR DURUMDA OLDUKLARINI BİLDİRMEK İÇİN.AHALİDEN 5-6 KİŞİYİ YOL ÜZERİNDEKİ ÇEŞMENİN BAŞINA OTURTURLAR ELLERİNEDE BİRER SOMUN VERİRLER.PAŞA GEÇERKEN ÇEŞMEDEKİLER SOMUNU BÖLÜP BÖLÜP SUYA BATIRIP YERLER.PAŞA SORAR BUNLAR NE YAPIYOR DİYE.İLERİ GELENLER EFENDİM AHALİ ÇOK PERİŞAN VE FAKİR SUYU KATIK EDİP KARINLARINI DOYURUYOR DERLER.İSMET PAŞA İLERİ GELENLERE DÖNER,KATIKLARI BOL EKMEĞİ KAZANMANIN YOLUNU BULSUNLAR DER.

flashlogo.gif

ADAMINA GÖRE ADAM

İncilli Çavuş, Osmanli elçisi olarak Fransa kralina gönderildiginde, elbiseleri yamalı imiş.
Kral :
- Bana, senden baska gönderecek adam bulamadılar mı ? deyince,
İncilli :
- Osmanlılar, adama göre adam gönderirler cevabını vermiş.
Site yapımcısı

KOZAN OĞLU SU İSTERSE

kozanoğlu dostları ile oturmuş sohbet ediyorlarmış
konu dönmüş dolaşmış sulara gelmiş.
"Şuranın suyu iyidir"
"Buranın suyu hafiftir"
"Oranın suyu hazmettirir"
Kapı dibinde bekleyen uşuk, lafa karışmış:
Ağam doruktepenin suyu da iyidir?
Kozanoğlu lafa karışan uşuğu kızmış
Hadi al şu testiyi git doruktepeden su doldur getir!
uşak düşmüş yola yayean yapıldak iki gün yol gitmiş yolda giderken bir tanıdığına raslamışx adam sormuş
hayrola yahu sen burularda ne arıyorsun?
Samandağında bir b..k yedim doruk tepeye ağzımı yıkamaya gidiyorum demiş

flashlogo.gif

KIRŞEHİR DE İÇKİ TOPRAĞI

Hergün içki içen bir Kırşehirli'ye yakınları içkiyi bırakması için sürekli baskı yapar. Sonunda bir daha Kırşehir topraklarında içki içmeyeceğine dair yemin eder Kırşehirli.
Yeminine sadık kalmak için zaman zaman Kırşehir il sınırları dışına çıkıp içki içer, ancak bu zor olmaktadır. Hem yemininden dönmemek hem de içki içesilmek için sonunda kesin bir çözüm bulur Kırşehirli.
Nevşehir'den bir çuval toprak getirip, evinin bir köşesine döker. Hergün o Nevşehir toprağının üzerine çıkıp, içki içmeyi sürdürür.

İMZA
Adamın biri, kendisi hakkinda kötü sözler söyleyen birine haddini bildirmek için evine kadar gider, fakat evde bulamaz. Öfkesinden, kapıya büyük harflerle ?eşşek? yazip geri döner.
Birkaç gün sonra o kişiden söyle bir yazı alır :
?Bize gelmişşin. Kapıya attığın imzandan anladım !...

------------------------------------
**......AVUSTURYA DA YUMURTA İSTEMEK....

KARINCALI KÖYÜNDEN AVUSTURYA YA TURİST İŞÇİ GİDEN BİRİNİN MARKETTE YUMURTA İSTEMEYE GİTTİĞİNDE TAVUK GİBİ GID GIDAK DEYİP ARKADAN ELİYLE YUMURTA ÇIKAN YERİ GÖSTERDİĞİNİ(DUYDUNUZMU)

---------------------------------------
**....KARINCALIYA GÖRE ATLETMİ ATLASMI...

KARINCALI BİR VELİNİN ÇOCUĞUNDAN BEDEN EĞİTİMİ ÖĞRETMENİ ATLET VE ŞORT İSTEMESİ ÜZERİNE ÖĞRENCİ BABASINA SÖYLER BABADA TUAFİYECİYE GİRİP BANA BİR ATLAS VER DEDİĞİNİ(DUYDUNUZMU)

----------------------------------------
**....ZİFTMİ ZINKMI..............

DEVRİ OSMANLIDA KIRŞEHRİNE GİDEN VE KENDİSİNE ZİFT ISMARLANAN KÖYLÜMÜZÜN ZİFT ALMAYAI UNUTTUĞUNU NE ZAMANKİ ARKASINDAN ZINK DİYE BİR SES GELDİĞİNDE İŞTE HATIRLADIM ZİFT ALACAKTIM DEDİĞİNİ(DUYDUNUZMU)

-------------------------------
**...TÜRKİYENİN ÇOK TOPRAĞ.......

KARINCALI BİR HEMŞEHRİMİZ 1930 LU YILLARDA ANAKARA YA GİTMEK İÇİN BİR OTOBÜSE BİNER.OTOBÜS TAKA VE ESKİ YARIM GÜNDE KAMAN A VARIR.KAMAN DA İNEN HEMŞERİMİZ SAĞA SOLA BAKAR.TÜRKİYENİN AMMDA ÇOK TOPRAĞI VAR DER.

KIRŞEHİRLİ ANKARA'DA İÇKİ İÇERSE
İstiklal marşını kim yazdı? İki Kırşehir'li Ankara'ya düğüne gelmişler. Tabiki gece yarılarına kadar içmişler zil zurna sarhoşlar. Sabah'a karşı geri dönmeye karar vermişler. Ankara çıkışında trafik polisi çevirme yapıyormuş. Bunlarıda çevirmişler. Polis ehliyet ruhsat sormuş bunlar hemen vermişler. Ama acayip içki kokuyorlar.
-"Size ceza keseceğim"
demiş. Ama polis biraz dalga geçeyim şunlarla belki ceza kesmekten vazgeçerim diyerek bunlara bir soru soracağını bildikleri takdirde göndereceğini söylemiş. Biri ilkokulu bitirmiş. Ötekine
-"Sen sus ben bilirim"
diyerek susturmuş. Polis demişki
-"İstiklal Marşını kim yazdı"
demiş. Hemen heyacanla cevap vermeye çalışmış.
-"Neşet ağam diyeceğim ama pek küççük yazsa yazsa Muharrem ağam yazmıştır"
demiş. Tabi polis şaşırarak
-"De gidin"
diyerek bunlara ceza yazmadan göndermiş.

flashlogo.gif

KOZANOĞLU
Kozan oğlu meşhur diktatör bir Afşar beyi;
Bir gün oba çadırları içinde dolaşmaya çıkar.
Bir çadırın içinde 8-10 obalı erkek sohbetteler.
İçlerinden biri nedir,bu Kozan oğlunun elinden
çektiğimiz dünya onada kalmaz diye sızlanır.
Derki;
Beyde ölür battalda ölür tek eşekli abdalda ölür
Gün ölür kozan oğlu da ölür der.
Kozan oğlu içeri girer:Ne söylüyordun
Obalı der.
Konuşan Obalı:
Efendim; Beyde ölür battalda ölür tek eşekli abdalda ölür.
Kozan oğlu canı isterse ölür dedim der.

MAL CANIN YONGASI (Karıncalı Deyimi)

Doktorun karşısına iki kücük çocuk gelmişti. Doktor, dertlerini sordu. Birisi :
- Bir bilye yuttum. Onu çıkartmanızı istiyorum.
Doktor ötekine sordu :
- Ya sen ne istiyorsun ?
- Onun yuttugu bilye benim de ondan almaya geldim.

MEHMET ATILGAN
Alıntı Devamı
*********
Bir hemşerimiz, bir bankaya yüklüce bir para yatırır. Daha sonraları sık sık banka müdürüyle yemeklerde görülmesinin nedeninin sorulması üzerineparama iyi sahip çıksın diye samimiyeti geliştiriyorumder.
*************
* Kışın gözlüğü buğulanan bir hemşerimiz, yolda giderken, arabanın camı puslandı sanıp, sık sık durup arabasının camını siler.
*****************
* Onca uğraşa rağmen, Belediye Başkanıyla bir türlü görüşemeyen bir hemşerimiz, Ankaraya Meclise gidip Kırşehir Milletvekiline, Belediye Başkanıyla görüşebilmesi için aracı olmasını ister. Milletvekili de Başkanın Özel Kalemine bir kart yazar ve kartı getiren hemşerimiz Başkanla görüşme imkânı bulur.
**************

************
Her gün zil-zurna evine sarhoş gelen bir hemşerimize, mahallenin büyükleri içkiyi bırakması için nasihat verirler. Hemşerimiz, 6 tane kızım var, neslimi sürdürecek bir oğlum olmadı, ben içmeyim de, kim içsin der. Birkaç yıl sonra hemşerimizin bir oğlu olur, ama aynı hızla içmeye devam eder. Neden hâlâ içtiğini sorarlar. Hemşerimiz, 6 kızdan sonra, Allah bana bir oğlan verdi. Ben içmeyim de, kim içsin? der..
*****************
* 60 yaşlarında Ustalardan bir hemşerimiz bir gün çok hastalanır. Ateşler içinde kıvranmaktadır ve öleceğini hisseder. İki elini havaya kaldırıp, Allahım herhalde yolun sonuna geldik. Canımı almak için Azrail gönderdin. Ama Yüce Allahım bu işte bir hesap hatası var. Eğer 60 yaşında beni yanına alacaksan, Meşeköy,de yaşadığım 7 seneyi düş Hazretim. der.
**********
* Cüneyt Arkını çok seven bir hemşerimiz, yaptırdığı binaya Malkoçoğlu Apartmanı adını verir.
************
* Birkaç hemşerimiz bir düğüne giderler. Kendilerine masa hazırlanır ve çok güzel hürmet edilir. Geç saatlerde kalkmaya hazırlanırlar ve hediyelerini vermek üzere düğün sahibini çağırtırlar.
Düğün sahibi, hemşerilerimize İnşallah bir kusurumuz olmamıştır. Düğünümüzü şereflendirdiniz, teşekkür ederim. Ama, ben hediyelerinizi alamam. Sizin gideceğiniz düğün iki sokak arkada. Hediyelerinizi oraya verirsiniz der ve yanlış düğüne gelen hemşerilerimizi davul-zurna ile uğurlar.
*************
* İki kardeş, amatör kümede rakip takımlarda top oynarlar. Maçın bir bölümünde kardeşlerden büyük olanı, rakip takımdaki kardeşine tekme atar ve hakem kırmızı kart gösterir. Hakeme ilk tepkiyi yerde yatan küçük kardeş gösterir: Hocam, o benim ağbim. İster tekme atar, ister tokat atar. Siz ne karışıyorsunuz?
************
* Böbrek filmi çektirecek bir hemşerimize, eczaneden film öncesi kullanacağı bir kutu Oley adlı ilaç alması söylenir. Hemşerimiz, eczaneden Oley yerine yanlışlıkla Bir kutu Okey ister ve Bu gece hepsini kullanmam gerekiyormuş der. Eczacı şaşırır, biraz da hayıflanır, Vay be, analar ne yiğitler doğurmuş. Biz bir kutuyu 2 ayda zor bitiriyoruz, elâlem 1 gecede işi götürüyor der.

*********************
Bir hemşerimiz kamyon muavinliği yapmaktadır. Şoför, bazı eksiklikler nedeniyle trafik kontrôllerine karşı dikkatli olması konusunda sürekli muavin hemşerimizi uyarır.
Bir gün, kamyona 5 metre yüksekliğinde yük sarıp yola çıkarlar. Bir süre sonra bir köprünün altından geçeceklerdir. Köprünün üzerinde Yükseklik 4.5 metre; yazmaktadır. Hemşerimiz sağa-sola bakar ve şoföre Trafik polisi yok, geç ağbi der.
*************
* Rus salatasını çok seven sağ görüşlü bir hemşerimiz, ;Eğer 12 Eylülden önce Rus salatasının bu kadar güzel olduğunu bilseydim, kesinlikle komünist olurdum der.
*************
* Yaşlı bir bayan hemşerimiz şehir göbeğinde, kırmızı ışıkta yürüyerek geçerken, trafik polisi Dur teyze nereye gidiyorsun? diye seslenir. Teyze dönüp ters ters bakar ve gayet sakin Sana ne, kaynımın evine gidiyom der.
**********
* Kırşehir Belediye Meclisi.ne aday olan bir hemşerimiz, seçimde köylerin de Belediye Meclisi.ne oy kullanacağını sanıp, günlerce köylerde gezip, oy ister.
************
* Öğretmenevi.ne gittiğinde park sıkıntısı çeken öğretmen bir hemşerimiz, sırf Jandarma Gazinosu otoparkına arabasını park edebilmek için subay traşı olur. Otomobilini bırakırken, kendisine Burası komutanlara ait diyen nöbetçiye de ensesini göstererek ;Biz neyiz? der ve park sorununu kökten çözer..
***********
* Bir hemşerimiz, yaşlı ve saf annesine bir gün telefon edip Teyze, ben PTTden arıyorum. Denemek için telefonlara yağ vereceğiz. Evinizin kirlenmemesi için telefonun altına bir tabak koyun der.
Hemşerimiz, akşam eve geldiğinde ne görsün? Telefon makinasının altında bir tabak. Onun altında bir tepsi, onun da altında bir sini
************

yasaravci@karincalikoyu40.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın